Türkiye’deki Müşterilerin Depolamadan Beklentisi Ne?

Türkiye’de dünyanın diğer bölgelerine kıyasla teknik anlamda bizi gerçekten zorlayan kurumlarla ve uzmanlarla çalışıyoruz. Tüm bunların arkasında haklı bir neden var: Güven ihtiyacı.

Taylan Tandoğan

Veri depolama öyle bir şey ki, değerini ancak veri kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığınızda anlıyorsunuz. İçinde fotoğraflar olan bir telefonu kaybettiğinizi düşünün, o bile ne kadar büyük bir can sıkıntısı. Bir de işinize gücünüze dair yılların birikiminin elinizden uçtuğunu hayal edin.

Bu nedenle şirketler depolamada her şeyden önce güvene ihtiyaç duyuyor, güvenmek istiyor. Güven ise sabırla, adım adım işlemeniz, hak etmeniz gereken bir kavram.

Finans, telekom gibi alanlarda hizmet veren büyük kurumların depolama altyapılarına baktığımızda genel olarak üç katmana ayrıldığını görürüz. Bunlardan en dış katmanda yer alan yapılar genel operasyonlara hizmet verir. Bunlarda oluşabilecek bir kesinti kurumun anlık süreçlerini fazla sekteye uğratmaz, dolasıyla şirket depolamada modernizasyona gidecekse önce bu katmandan başlar.

Orta katmanda kritik iş süreçleri yer alır. Adı üzerinde, bu sistemlerin kesintiye uğraması kritik bazı süreçlerde aksamaya neden olur. O nedenle bu alanda yapılacak bir dönüşüm iyi bir planlamaya ve bir dizi onaya ihtiyaç duyar. Dış katmanda kendinizi kanıtlamayı başardıysanız, orta katmanda modernizasyon ihtiyacı belirdiğinde sizinle devam etme şansları yüksektir.

En iç katmanda ise kurumun hayati uygulamaları ve raporlama sistemleri yer alır. Bazı sektörlerde, örneğin finans sektöründe burada yaşanacak olası bir kesintinin her bir dakikası milyonlarca TL’lik iş kaybıyla ölçülür. O yüzden buraya pek dokunulmaz, olur da dokunmak gerekirse hiçbir maliyetten kaçılmaz. Burada yer alabiliyorsanız müşterinin kalbindesiniz demektir. Hem gerçek, hem mecazi anlamda.

Türkiye’deki müşterilerimiz, dünyanın her yerinde olduğu gibi öncelikle veriyi bizim sistemlerimize koyduğunda başına bir şey gelmeyeceğinden emin olmak istiyor. Gelirse de her zaman yanında olacağını bildiği, sağlam bir destek beklentisi içinde. Tabii bir de tüm bunlara mümkün olan en iyi fiyatla sahip olmayı istiyor.

Bu noktada Türkiye’yi diğer bölgelerden ayrıştıran belirgin bir özelliği var. Türkiye’de kurumsal müşteri tabanında teknik yeterliliklerin karşılanması konusundaki beklentiler çok yüksek. Burada ne istediğini bilen, beklentilerinin farkında olan ve bu beklentilerin karşılığını alıp alamayacağı konusunda gerekli değerlendirmeyi yapabilecek derinlemesine teknik bilgi ve beceriye sahip müşterilerle çok sık karşılaşıyoruz. Taahhütlerimizi yerine getirmek adına bizi gerçekten zorluyorlar.

Bu ölçüde derinlemesine teknik sorgulamalar karşısında uluslararası organizasyonumuz da şaşırıyor. Bu kadar ince eleyip sık dokuyan teknik uzmanlarla dünyanın başka yerinde pek karşılaşmadıklarını söylüyorlar.

Bütün bunların hepsi tek bir noktaya çıkıyor: Güven ihtiyacı.

Neyse ki Dell EMC olarak dünyanın diğer bölgelerinde olduğu gibi, Türkiye’deki müşterilerimizin de her türlü ihtiyacını karşılayacak teknolojik yeterliliğe ve güvenilir bir geçmişe sahibiz. Tabir yerindeyse depolamada “Dayanıklı ürünler” kategorisinde yer alıyoruz.

Bu bizim sektörde yıllar boyu hizmet veren cihazlarımızın müşterilerimiz üzerinde bıraktığı izlenimden kaynaklıyor. Biliyorlar ki bugüne dek onları asla yarı yolda bırakmadık.

Bundan sonra da bırakmayacağız.

Dell Technologies

About the Author: Dell Technologies