Küçük Yapı Taşları E-Ticarette Büyük Değişimler Sağlıyor

Dell Global eCommerce, daha iyi çevrimiçi müşteri deneyimleri tasarlamak için yapı taşı benzeri bir yaklaşıma öncülük ediyor.

Basit bir fikir, büyük bir dönüşümü tetikleyebilir. Örneğin müşterilerimize daha iyi bir çevrimiçi alışveriş deneyimi çalışmalarımızı hızlandırmak için ekibim tarafından başlatılan bir deney, Dell genelinde tüm küresel e-ticaret teslimatlarımızda büyük bir devrim yarattı.

Bu yaklaşımda, istediğimiz müşteri deneyimini hızlı bir şekilde oluşturmak için web sayfalarındaki bileşenleri bir sayfaya kolayca eklenebilen veya çıkarılabilen daha küçük yapı taşlarına bölmek için MFE (mikro ön uçlar) adı verilen bir mimari kullanıyoruz. Herhangi bir web sayfasının tasarımına uyacak şekilde geliştirilen bu MFE’ler tüm e-ticaret sayfalarında ve işlevlerinde müşterilere tutarlı bir görünüm ve his sunuyor.

Bu, e-ticaret ekipleri ve diğer Dell web sitelerini yürüten çalışma arkadaşlarımızın yeni kullanıcı deneyimleri oluşturmak ya da web sayfasında yenilikler yapmak için sıfırdan başlamak yerine paylaşılan ortak MFE bileşenlerini kullanabilecekleri anlamına geliyor.

Şu anda halihazırda kullanımda olan yaklaşık 25 MFE bileşeni bulunuyor ve bunların yeniden kullanılabilirliği ve genişletilebilirliği sürekli artırılıyor. Bu sayede pazara daha hızlı çıkış yapabiliyor, tüketicilere ve işletmelere yönelik e-ticaret sitelerimizde tutarlı bir marka deneyimi elde ediyoruz.

Çevikliği ön plana çıkarıyoruz

MFE dönüşümünün başlamasında ekibimizin karşılaştığı iki sorun etkili oldu. İlk olarak, farklı e-ticaret ekiplerinin web sayfalarımızda yeni müşteri deneyimleri sunmaları gerektiğinde aynı şeyleri tekrar tekrar oluşturmak zorunda kaldığımızı fark ettik.

İnovasyonlar konusunda öncü ve hevesli bir kuruluş olarak e-ticaretin arka ucunda daha iyi deneyimler sunmak için veri, API ve yalın yazılım geliştirme yöntemlerini kullanma konusunda çok önemli adımlar attık. Birkaç yıl önce, Dell’de çevik ve yinelemeli yazılım geliştirme yöntemlerini benimseyen, monolitik uygulamaları mikro hizmetlere bölerek değişen müşteri ihtiyaçlarını hızla karşılama yeteneğini geliştiren ilk kuruluşlardan biri olduk. Zaten arka uç bileşenlerini paylaşıyorduk. Ancak, ön plandaki kullanıcı deneyimleri konusunda yeni bir sayfa hazırlamak ya da var olan bir sayfayı geliştirmek istediğimizde her seferinde tekerleği yeniden icat etmeye devam ediyorduk.

Ekiplerimizin teslimat hızını artıracak, yeniden ve diğer ekipler tarafından kullanılabilecek kullanıcı deneyimi bileşenleri oluşturmayı sağlayacak bir mimari tasarlamamız gerekiyordu.

Ekiplerimizin karşılaştığı ikinci zorluk ise tüm bu farklı kullanıcı arayüzlerini bireysel ekiplerin oluşturmasıydı. Bu, sayfadan sayfaya benzer amaçlar için farklı kullanıcı deneyimlerine (UX) neden oluyordu. UX dağıtımını hızlandırırken aynı zamanda kullanıcı deneyiminde tutarlılık sağlamak istedik.

Mimarlık ve mühendislik ekiplerimiz, her iki sorunu da ele alan MFE’leri kullanma konseptini bu şekilde ortaya çıkardı.

MFE’ler esasen kullanıcı deneyimi öğelerinin, verilerin ve çağırdıkları mikro hizmetlerin bir kombinasyonundan oluşan UX bileşenleridir. Bu, her sayfa parçasının başka yerlerde yeniden kullanılabilecek şekilde oluşturulabileceği anlamına geliyor.

Başlangıç olarak her sayfada en yaygın kullanıcı deneyimi öğeleri olan üstbilgi ve altbilgi etrafında MFE’leri oluşturarak denemelere başladık. Paylaşılabilir bileşenler olarak bu özellikleri web sitemizde tutarlı bir hale getirdik. Sonrasında ürün bilgileri, fiyat etiketleri ve diğer unsurlara yönelik bileşenleri ele almaya başlayarak yaklaşımı genişletmeye devam ettik. Artık tüm kullanıcı deneyimlerinde kullanılabilen çok sayıda MFE var. Sayfa oluşturan herhangi bir kişi bu modülleri havuzumuzdan alıp yeniden kullanabiliyor.

Oluşturulan bileşenlere oluşturanlar sahip çıkıyor

MFE yaklaşımının bir başka yönü de sağladığı hesap verilebilirlik. Söz konusu MFE’yi oluşturan ekip bunun sahibidir. MFE’yi güncellemekten veya ortaya çıkan sorunları çözmekten bu ekip sorumludur. Bu şekilde, MFE’nin nerede kullanıldığına bakılmaksızın tek bir ekip sorumlu olduğu MFE’nin bakımını üstlenir. MFE sahibi geliştirmeler yaptığında bileşen, kullanıldığı her yerde otomatik olarak güncellenir.

Örneğin, E-Ticaret Hesap Yönetimi Deneyimi sayfası, Hesap Yönetimi ekibine aittir. Ancak bu sayfada farklı ürün ekiplerine ait olan MFE’ler kullanılıyor. Başlık mağaza ekibi tarafından oluşturulurken, sipariş durumu ve cihaz bilgileri gibi ayrıntılar destek ekibi tarafından sağlanıyor. Hesap Yönetimi ekibinin sorumluluğu ise müşteriler için deneyimi en iyi hale getirmek için tüm bunları bir araya getirmek. Ancak bunu yaparken tekerleği yeniden icat etmeleri, örneğin teslimat sürecinin nasıl işlediğini öğrenmeleri gerekmiyor. Bu bileşeni havuzdan kolayca alıp kullanarak yüksek kaliteli bir deneyim oluşturabiliyorlar.

Hesap Yönetimi Ekibinin yapması gereken tek şey kendi alan uzmanlığına odaklanması. MFE’lerin bakımı, yükseltilmesi ve diğer süreçleri sahipleri yapıyor. Daha da ötesi, sayfalarında hesap yönetimi bulunan tüm ekipler, Hesap Yönetimi ekibinin oluşturduklarını kullanabiliyor. Sıfırdan bir şey yapmalarına gerek kalmıyor.

Deneyimler yeniden şekillendirildi

Çoğu dönüşüm gibi, MFE stratejisi de insanlar, süreçler ve teknolojiyle ilgili değişiklikler yapmamızı gerektirdi. İnsanlar açısından baktığımızda ekiplerimizin tek bir deneyim oluşturmanın ötesinde diğer ekiplerin de rahatça kullanabileceği bir deneyim, yani bir platform yaklaşımı oluşturmaları gerekiyordu. Ekiplerin yalnızca kendi deneyimlerinden değil başka ekiplerin deneyimlerinden ve başka şeylerden de sorumlu oldukları bir zihniyet değişikliğine gitmeleri gerekiyordu.

Bir başka zorluk ise farklı teknolojileri kullanan uygulamaların da kullanabileceği MFE’ler oluşturmaktı. Tüm ekipler aynı kullanıcı deneyimi teknolojisini kullanmıyordu. Şirket genelinde uzun yıllara dayanan pek çok deneyim vardı ve herkesi aynı UI teknolojisini kullanmaya zorlamak pratik bir uygulama değildi. Bu nedenle MFE’Leri teknolojiden bağımsız bir hale getirmenin yolunu bulmamız gerekiyordu.

Çözüm olarak MFE’leri iki farklı seçenekle kullanılabilir hale getirdik: Sayfalar oluşturulurken sunucu tarafında veya sayfalar oluşturulurken istemci tarafında. Yerel tarayıcı yeteneklerinden faydalanan MFE’ler geliştirerek farklı teknoloji yığınlarını destekleyebildik. Bu, teknolojiden bağımsız olarak ekipler arasındaki mimari uyumu sağlamış oldu.

MFE kullanımı genişletilmeye başladığımızda, Dell Digital genelinde hem MFE oluşturmayı hem de benimsemeyi yaygınlaştırmak için diğer ekiplerle iş birliğine gittik. eSupport ile başlayıp daha da genişleyerek oluşturduğumuz MFE’leri paylaştık ve onların oluşturduklarını kullanmayı istedik. Bu yaklaşım işe yaradı.

Şu anda 96 eCommerce ekibi ve diğer departmanlar arasında paylaşılan 25 MFE bulunuyor. eCommerce ekibinin ödeme alanı dahil olmak üzere yakın gelecekte yaklaşık 35 – 40 MFE ile katkıda bulunmasını bekliyoruz.

MFE yaklaşımı Dell genelinde büyümeye devam ediyor. Diğer departmanlara, çözüme ihtiyaç duyan temel bir soruna yanıt olarak yaklaşık iki yıl önce öncelik ettiğimiz pazara sunma verimliliği, tutarlılığı ve hızını sağlıyor. Artık tekerleği tekrar tekrar icat etmiyoruz. Artık web tasarımı sektöründe popüler olan MFE trendine öncülük ediyoruz.